Tarz Mesajlar

Tarz Mesajlar

İnsanların birbirleri ile iletişimi yazı henüz bulunmadan önce bile estetiğin eşliğinde gerçekleşiyordu. Mağara duvarlarına çizilen resimlerden biliyoruz ki sadece anlaşılmayı değil, anlatmak istediklerini diğerinin beğenisini de hedefleyerek sunmuşlar. Bugüne gelene kadar iletilen mesajlarda bu estetik kaygısı; kalıcı olabilme çabasını içermiyor mu? Tarz mesajlar, özgün sözler ya da popüler yazıların ortak özelliği de bu kalıcı olabilme çabası. Estetik bir kaygıyı taşırken, duyguların kendine has bir yolla aktarılması, bir nevi; mesajın alıcısının aklında, kalbinde ya da geçmişinde yer alabilmek değil midir? Öyleyse beğeniye sunduğumuz mesaj en çok “biz”i yansıtıyorsa, biz de o mesajla birlikte daha fazla kalıyoruz diğerinde. Şimdi bir başkasında arayalım “bizi”; tarz mesajlar ve özgün yazılar ile.

Seninle aynı zamanda var olmak, tüm anlarımın tamlanması gibi. Çünkü artık zamanın anlamadan geçtiğinden yakınan değilim ben.

Her anı anlamayla meşgul bir insan endişelenir mi zamanın akışından? Diğer bir canda var olan ve kaybolmak yerine her an canlanan bir anlam garibanıyım artık ben.

Renk nedir? Güneş ışığının bir nesneye çarptıktan sonra, yansıyarak gözlerimizde oluşturduğu etkiye renk deniyor.

Sen benim günüm ol, seninle ilgili olan her şey bir ışık oluyor bana ve aklımda kalanların oluşturduğu etki ile benim renklerim oluyor; her biri başka tonda.

Şimdi dünyaya gerekliyim, sen varsın ve ben de iyi ki var olabilirim. Birisi için iyi ki olabilmek beni gerekli yapmaz mı, sevgili?

Uyan ve düşün. O çiçekleri toplayabilirsin, gün ışığını takip edebilirsin, parıltısına dokunabilir ve hatta sarılabilirsin. Uyan ve düşün. Düşün, düşüncelerinden doğuyor ve eylemler düşlerle uyanıyor.

Sorun! Sormak sorun değil. Asıl sorun; soramamaktır.

Bilince ulaştığında kaygı verir an’lar. Dün, bugün ve yarın ne zamandır kaygı veriyorlar? Sen, zamanının senin olduğunu, sana ait olduğunu fark ettiğin an ile başlıyor zamanın.

İnsanın kuş olup uçası gelir hayallere, balık olup yüzesi gelir serin sularda, ama insan olup düşünesi gelmez işte!

Tarz Mesajlar

Sana değer veriyorum diyor, ne riyakarca! Değer nedir, nereden alınır nereye verilir? Eğer ben bir değer yaratmış olsaydım belki cevabı da biliyor olurdum. Oysa sadece takas yapıyorum. Aldığım da bu dünyada, verdiğim de. Hayır, doğru kelime almak ya da vermek değil; bilmektir.

Dinledin mi sessizliği, dinledin mi yağmur damlalarını nasıl düşüyor yeryüzüne? Öyleyse gözyaşlarımı duymuş olman lazım, onlar da düşerken yüzüme bir toprak vefası ile güller açmayı bekliyor.

Ama yüzüme yağmur damlaları yetmiyor güller açması için, bir duyan gerek bana, dinleyebilen birinin duyması lazım.

Tatlı Mesajlar

Her eylemim karşı bir duruş oluyor. Bazen öyle ki karşı durmaya karşı oluyorum ve uyum sağlamak istiyorum, evet bu defa usulca uymayı diliyorum; uymak ve uyumak. 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.