Mevlana Celalettini Ruminin En Güzel Sözlerinden

Gönül dert ile yandı;derdimi paylaşacak bir dost yok. Çok yer gezdim hüznümü azaltacak bir kişi yok. Ben yarinim diyen çok amma gerçekte vefalı bir yar yok.

Yaşadığın dünyaya bak;Yüce Tanrı,hangi eserini sevginin kucağında büyütmemiş.Neden okşamak ve kucaklamakla gidilecek yere,tekme ve tokatla erişmeyi tercih edesin.

 Küle döndüysen yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil,kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla.

Her yerde olmak gibi bir duan varsa, gönüllere gir;çünkü sevenler, sevdiklerini gönüllerinde taşırlar.Sen bana kendi gözünle bakma,benim gözümle bak’da biri iki görme! Bana bir an olsun benim gözümle bak da varlıktan öde bir meydan gör!

Altın ne oluyor,can ne oluyor,inci,mercanda nedir bir sevgiye harcanmadıkça bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.İnsan dostunun huyunu alır.

Nefsin ejderhadır. Öldü sanma uykuya dalar o . Derten eline fırsat düşmediği için için uyur. Derdin bitince çıkar hemen. Hüner dertsizken de nefsi uykuda tutmadadır.

Allah’ın defineleri yıkık gönüldedir, Yıkık yerlerde pek çok defineler gömülüdür. Kırılmış, iki yüz parça olmuş gönülü yapmak Allah’a Hac’tan da yeğdi Umre’den de. 

Aklım her gün tövbe eder. Nefsim her an tövbemi bozar. Arada kalmış biçareyim. İyi ki senin kapın var.

Hiçbir ölü öldüğüne hayıflanmaz, sadece azığının azlığına hayıflanır. Ölen kuyudan ovaya çıkmış demektir.

Tutalım ki Ali’den Zülfikar sana miras kaldı. Sende Ali kolu ve kalbi yoksa Zülfikar neye yarar ki?

Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.

Ey sevgili! Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz. Başka hayallerde harap olmuşuz.

Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur.

Misafirsin bu hanede ey gönül. Umduğunla değil bulduğunla gül. Hane sahibi ne derse o olur. Ne kimseye sitem eyle, ne üzül.

Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak ama gönlüm daima aşk kokacak.

Sen canının içinde Kur’an nurunu istiyorsan şunu bil ki, oruç bütün Kur’an’ın tertemiz nurunun sırrıdır.

Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.

Sarılmayı bilir misin? Sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı? Sen bilir misin aşık olmayı? Bölünebilir misin ikilere, üçlere, gerekirse binlere? Yapabilir misin? Gerçekten sevebilir misin? Sevmenin demesi olmaz. Unutma, ya çok seversin bir kere ya da hiç sevmezsin.

Üstünün dostu ol ki üstün olasın. Kendine gel be hey azgın, mağluplarla dost olma! Münkirin delili ancak ve ancak şudur: Ben şu görünen yurttan başka bir yurt görmüyorum! Hiç düşünmez ki nerede görünen bir şey varsa o, gizli hikmetleri haber vermededir. Her görünen şeyin faydası, faydanın ilaçlarla gizli oluşu gibi o şeyin içinde gizlidir.

Gözünün gördüğünü gönlünün gördüğüne değişirsen eyvallah. Gönlünün gördüğünü gözünün gördüğüne değişirsen eyvah eyvah.

Bir şeyden kaçacaksan yılandan,akrepten, aslandan,kaplandan kaçma da bedenden kaynağını alan nefsani isteklerden,heveslerden kaç! Çünkü başımıza gelen bütün belalar, çektiğimiz bütün zahmetler, meşakkatler boş ve olmayacak heveslerden meydana gelir.

Güzelliğin bir damlası olan Leyla için uykuyu haram etmek çok değilse, güzelliğin kaynağı Mevla için bir ömrü feda etmek az bile.

Sus gönlüm! Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.

Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters.

Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır.

Kır oğul zinciri; hür gez, hür konuş. Yok mu altından gümüşten bir kurtuluş?

Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet.. Olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı.

Can’ı Canan’a teslime hazır değilsen “ben AŞK’ım” deme kimseye.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.